• 29.DÖNEM ÖN KAYITLAR DEVAM EDİYOR..
Tanıtım Filmi TR Turizm Portalı

AĞRI YÖRESİ



Ağrı'da oynanan halk oyunlarının tümüne Gevent ve Bar denilmektedir. Bar hepimizin bildiği gibi davul veya davulun sapına verilen isimdir. Gevent ise iki kelimenin oluşumudur 'ge' ezgi söylemek 'vent' beraberlik anlamına gelir. Gevent'in tam karşılığı ise beraber ezgi söyleyerek ritmik hareketlerle oynanan oyun demektir. Oyunlar genellikle Alacadizi veya tek erkek, tek kadın topluluğu halinde oynanmakta olup, sağ elinde mendille topluluğun başında oynanan 'sergevent' veya barbaşı solundakine koltuk altı, topluluğun sonunda sol elinde mendille oynayan kişiye kuyruk sonu anlamına gelen Poççik adı verilir. Ponçik ile barbaşı arasında oynayan kişilerin tümüne kelleler denilmektedir. Ağrı'da oynanan oyunların hemen hemen hepsinin en az bir tane olmak üzere birçok ezgisi vardır. Ezgiler genellikle 'Dengbej' adı verilen kişiler söyler Söylenen ezgileri topluluklar değberji dinledikten sonra tekrarlar. Ezgi çoğunlukla aynı kalıp, sözler değişir, güfteler irticalı olarak düzenlenmektedir.

Yörede Oynanan Oyunlar: Yörede oynanan oyunlardan bazılarının isimleri şöyle sıralanabilir. Çoban elo , Koçaklama, Atabarı, lorke, Yüksel barı, Çevrek, Tillera, Sallama(Hamnime toriva) Ömer ağa, Nare, Hane, Gerse, Laççi, Koççeri, Kaz kaz, Üçüyük, Zeyno, Pembure, Çimen-i çiçek, Messiko, Meyriko, Çap, Gelin gel bere, Köylü kızı Koffi, Sarma Romane, Nazey, bunun yanısıra ilimizde görülen seyirlik oyunlardan Suke saram kesegeri, Robi Pezgegür gibi.. Bu oyunlardan birkaçı hakkında geniş bilgiyi sayfanın devamında bulabilirsiniz.

ÇOBAN ELO (eliyle şıvan): İki tarafından sopayla oynanan bu oyunda Ağrı halkının yaşantısından bir kesiti çok iyi görmek mümkündür. Her toplumda kavga olmaktadır . Günümüzde bile anarşik olaylaryüzünden binlerce gencin öldürüldüğünü görmekteyiz. Ancak , Ağrı 'lılar oyunda da görüldüğü gibi birbirlerini öldürmekten , yaralamaktan ziyade sopalarını kırmak yada elinden düşürmek şeklinde yaparlar. Ve o dal yapıya karşı olan bir olayı anlatan öyküye sahiptir. Bu öykü değerli yazarımız Yaşar Kemal değişik mekan ve isimlerle Ağrı dağı efsanesi adlı kitabında anlatmaktadır.

HENE: Kadın isimlerin den Hanife' nin kısaltılmışıdır. Özellikle doğu beyazıt ilçesinde oynanan bu oyunun figürleri koççeri oyununun ikinci bölümünün bir benzeridir. Hene diğer yörelerde de aynı melodi sözlerle karşımıza çıkmaktadır. Ancak oyun olarak tamamen Ağrı yöresine has bir biçimi vardır. Belden tutmakla oluşturulan bir kapalı dizi oyunudur. Diğer yörelerde bilinen klasikleşmiş melodinin yanı sıra Ağrı yöresinde çalınan ikinci bir melodiye daha sahip olan da oyunun folklor camiasınca bilinmesi bu ikinci melodiyle oynanmaktadır.

KAZ -KAZ: Kümes hayvanlarından kazı tanımayan yoktur. Kaz kaz isminden de anlaşılacağı üzere insan, hayvan ilişkilerinden esinlenerek düzenlenmiş bir oyundur. Bu oyunda göreceğiniz gibi kazın uçuşunu taklit eden bir figür mevcuttur. Yörede değişik melodi ve başka isimlerle karşımıza çıkan bu oyunu, bizde değişik melodi ve değişik tempoda fakat aynı ayak figürlerini içerisinde bulunduran diğer oyunları bir araya getirerek 'kaz, kaz' adı altında derledik. Yörede bu oyuna Ha-Ling, tek ayak, ığdır barı da denilmekte olup her ismin en az 3-4 ayrı söz ve müzikle söylenilen ezgisi vardır.

KOÇÇERİ: Göçebe anlamına gelen koççeri bir başka deyimle yiğit, delikanlı anlamına gelen Koçer (Koçak) dır. Ağrı 'da bu oyunu bilmeyen, duymayan hatta oynamayan hiç kimse yok denilebilir. Düğünlerin eksilmez oyunudur. Bu oyundan önce alaca dizi halinde aygır oyunlar oynayan kadın ve erkekler zurnanın koççeri havasına geçmesinden sonra bir birlerinden ayrılarak kadınlar derhal çekilip meydanı erkeklere bırakır . Kadınlar koççereyi ancak köy ağası veya düğün başkanından izin aldıktan sonra erkeklerin görmeyecekleri bir yerde kendi aralarında oynarlar. Oyundaki hareketler göçebe hayatı yaşayanların doğa ile ilişkilerini ortaya koyar. Oyun üç bölümdür. Birinci bölüm omuzlar temas edecek şekilde kollar önde görünmeden arkadan parmaklar kenetlenmiş olarak oynanır. Bu bölümde yapılan hareket kış mevsiminde içe dönük kapalı yerde bulunmayı ve ısınmak ihtiyacını hissetmek amacını güder. İkinci bölümde ise kollar belden tutularak kenetlenir. Oyundaki hareket bahara kavuşmuşluğun sevincini amaçlayan hızlı bir tempo ile sürdürülür. Üçüncü bölüm ise yaz mevsiminde açılan sergilemeyi simgeler. Bu bölümde kollar tamamen açılıp omuzlardan tutularak oynanır. Bu oyun diğer oyunlarda olduğu gibi müzik aletleri olmadığı zamanlar sözlü de oynanabilir. Çok sayıda ezgisi vardır. Örnek olarak Meyre, gale, cendirme, ninnim ninnim ninneye, Koççeri vb. gibi türküler gösterilir.

LORKE: Kelime anlamı olarak sağlıklı bir şey bulunamamasına karşın tatlı bir ezgi tipi olduğu söylenebilir. Ezginin söz dizimine göre bir hanımın yaptığı işlere karşı olan hayranlık ifade edilmektedir. Lorke nin melodi ve ezgi olarak anonim olduğu hepimizce bilinmekte , ancak oyun düzeni olarak Ağrı' da daha sert ve hareketli bir karaktere bürünmektedir. Oyunumuz erkekler tarafından önce kapalı , daha sonra açık dizi ve omuzlardan tutularak oynanmaktadır. Kadın ve erkek topluluğu tarafından beraberce oynandığında ise alaca dizi ve üç ayak türünde oynanmaktadır.

MESSİKO: Bütün düğünlerde eksilmeyen bir geleneğe bu oyunumuz da yer vermeyi ön gördük. Sürdürülen bu gelenek nişanlı gençler , gelenin veya oyun oynarken üstün vasıflara sahip kişilerin tanıdıkları tarafından para takılmasıdır . (Yakalanan davulcunun şabaş verilen kişinin başına birkaç kez vurması da o kişiyi şereflendirmek anlamına gelen bir harekettir. Ağırlığı bakımından 'Boşa su konsa dökülmez' tabiri edilen messiko, Ağrı 'nın vazgeçilmez oyunlarından biridir. Oyunun yavaş tempoda olması biçimi, varlıklı bir seyir içinde olması dolayısıyla dikkat çekicidir. Yöremizde bu ve buna benzer oyunlarda kafasının üzerine içi su dolu bir kap koyup bu suyu dökmeden saatlerce oynayan kadınlara rastlamak sık sık mümkündür. Mesiko oyununda söylenen türkünün doğada bir hassa Ağrı da başlık parasını bulamayanların , başka bir yöntemle evlendiklerini bize bildirir. Türkünün sözlerinden bir kısmı şöyledir. 'Hasan güveydir la Nuray berdile ' Daha geniş bir açıklama yapacak olursak, evlenmeye karar veren Hasan'ın sevdiği kızı alabilmesi için bildiğimiz kız babasına başlık denilen parayı vermek zorundadır . Oysa Hasan çulsuz, ama dürüst, kararlı, alacak sevdiğini... Nasıl ama? Hasan 'ın unuttuğumuz birde kız kardeşi vardır. Güzel mi güzel .İşte Hasan bu kız kardeşini sevdiği kızın erkek kardeşine veya yakın akrabasına verirse başlık sorunu ortadan kalkacaktır. Yani kendi kız kardeşi ile sevdiği kızı birbirleriyle takas etmektedir. İşte takas edilecek durumdaki kız kardeşlere 'Berbi 'denir. Ağrı' lılar Messikoyu oynadıklarında duruşlarına , jest ve mimiklerine ellerinden gelen en duygusal ve romantik ifadeyi verirler. Oyuncuların bakışlarına göre yargı verirseniz güçlü bir iç tutkunun etkisi altında kendilerinden geçeceklerini sanırsınız. Ama oyum bittiği zaman yeniden uslulaşırlar o tutkulu halleri de kalmaz . Oyun alaca dizi halindeyken serçe parmaklardan tutulmak suretiyle oynanır. Ancak kadınlar ve erkekler yalnızca kendi aralarında bulunursa iki bölüm halinde de oynanır. İkinci bölümde ise kolları arkadan parmakları birbirine kenetleyerek tarlada ekinlerin rüzgarın etkisiyle zaman zaman sağa sola sallanmasını göz önünde canlandıran bir ifade ile oyunu devam ettirirler.

ZEYNO: Zeyno oyunu, kişilerin adlarından esinlenerek isimlendirilmiştir oyunlar bölümüne girmektedir . Bu tür isimlendirilmiş oyunlar, çeşitli becerileri, üstün nitelikleri veya güzellikleri ile ün salmış kişiler üzerine kurgulanmıştır. Ancak bir başka şekli ise , örneğin bir düğünde ortaya çıkıp oynayan kişi o sırada aklına gelen ezgiye göre şahsi bir figür yapar ve bu etrafında bulunanlar tarafından beğenilirse başka figürlerde eklenip düzenli ve devamlı bir oyun haline getirilir. Oyun un ismine figür ve ezgisini yaratan kişiye ait olur. İşte Zeyno oyunuda bunlardan biridir . Kollar belden tutularak kapalı dizi halinde dört bir yana döne döne ilerleyerek oynanmaktadır. Öne gelindiğinde oyuncuların 3 defa ayaklarıyla yeri dövmeleri bir düşmanın yada bir ejderhanın başını ezmek istediklerini ifade ederler.

Çalgılar: Oyunlara eşlik eden çalgılar şunlardır; Davul, zurna, tulum, dilli kaval, erdeği, erebani, bağlama.
Ağrı Yöresi - 1
1.717 KB
Ağrı Yöresi - 2
4.043 KB
Ağrı Yöresi - 3
2.711 KB
Ağrı Yöresi - 4
2.545 KB
Ağrı Yöresi - 5
1.713 KB
Ağrı Yöresi - 6
1.547 KB
Ağrı Yöresi - 7
4.539 KB
Ağrı Yöresi - 8
2.881 KB
Ağrı Yöresi - 9
4.039 KB

Sayfa: 1 - Toplam Sayfa: 1    [1



Haritaya dön

Sayfayı Yazdır Yukarı
 
Ana Sayfa | Hakkımızda | Yönetim | Salonumuz | Eğitmenler | Serdar Abi'den | Serbest Kürsü
15. Yıl Marşımız | Repertuvar | Dansçılarımız | Foto Albüm | Konuk Defteri
Sponsorlarımız | İletişim | Bize Katılın | English
 
© 2002-2011 İstanbul Çağdaş Turizm Folklor Gençlik ve Spor Kulübü Derneği
Sarayardı Cad. GÜNEŞ Apt. No: 30/1 34718 Kadıköy - İstanbul / Türkiye
Tel: (0216) 346 38 38   Fax: (0216) 346 66 10
E-posta: info@istanbulcagdas.com


Web Master : Eren BILEN - 0533 443 70 09 - erenbilen@hotmail.com